5 Eylül 2010 Pazar

Boşluğa Atılmış imza...

İnsanların karşısındaki insan hakkında bir yorumda bulunması durumunda o insanı bir kalıba soktuğuna inanıyorum.Ve de o insan o yorumu yapan insanı haklı çıkarmak ya da haksız çıkarmak için olduğundan farklı davranabileceğin, düşünüyorum.Yani sen dugusal bir insansan ve sevmediğin birisi sana "sen ne kadar duygusalsın" derse sırf onu haksız çıkartmak zdına duygusal olmadığını ispata yeltenebilirsin.

Aslını istersen kendini tanımayan insanlar sürekli olarak başkaları tarafından nasıl göründüğünü merak eder.Bu da bu olayın faklı bir yönü...Bana kendini anlat desler inanın sabaha kadar ismimi,işimi,ailemi anlatmadan sadece hislerimi ve düşüncelerimi anlatabilirim.Çünkü bu konuda düşünüyorum hep.Burası olmadan önce kendi kendime dialog kurardım.Sorular sorar cevap alırdım.Sürekli sorgulardım.Bir şekilde buraya arasıra bu tür şeyleri yazarak eskiden yaptığım o olayı telafi efiyorum..Artık sadece cevap veriyormuşum gibi geliyor kendime.Çünkü çoık fazla soru birikti...VE cevaplarım beni tatmin etmiyor.Kalbimin sızısını gidermiyor.Yaklaşık 5 dk önce biten sızı..Sebepsiz....Ama anlamsız değil...

BAzen öyle bir his doluyor ki içime...Küçülüyor muyum büyüyor muyum anlamıyorum...Üniversite yurdu zamanlarına gidiyorum.Ya da üni sonrası işsiz olarak tek başıma kaldığım dönemi...Bu hissi o zamanlarda duymuştum...Ve biliyor musnuz ben sadece bu hissi duyduğum zamanlar yaşadığımı hissediyorum.Bu saçma sapan cümbüş bu zamanlarda anlam kaaznıyor..."EVET!" diyorum "EVET!" "Ben varım"....

BAzen sıkıntımın nedenin saçma sapan şeylerde arıyorum..Ama aslında belli bir nedeni de yok...SAdece beni görünenin ötesine inandıran başka bir sebep daha...Anlayaadığımız ama dahil olduğumuz dünya. Eylemlerimize düşüncelerimize anlam kazandıran bir dünya...Bu his olmasa yaşamı anlamlı kılan hiç bir şey olmazdı...
29/12/2006

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder