10 Eylül 2010 Cuma

Final Destination 3 (2006)






Bu seriyi çok seviyorum. Özellikle 2. bölüme bayılmıştım. Hem kendi içinde sorduğu sorulara verdiği cevaplarla kurduğu sağlam kurgusu hem de A. J. Cook faktörü beni cezbetmişti. Bir çokları için sıradan gelebilir ama bence A.J. Cook muhteşem bir güzellikti filmde.
Bakışı, duruşu saçları ile tam benim tipimdi. Ama ilginçtir netteki diğer fotolarında o filmdeki manayı bulamadım. Burdan belli güzelliklerin sadece belli zeminlerde anlamlı olduğu sonucunu çıkartabilir miyiz acaba?
("Yuh!!!" Sineğin yağından hayata dair çıkarım ...) Bu bölümdeki kızın da ilginç bir çekiciliği vardı benim için. Yine saç faktörü sanırım.

İlk filmdeki uçaktan inme sahnesi sonunda uçağın patlaması ile çocuğun haklı çıkması ve onun kurtardığı kişilerin ona bakışı beni nasıl da ürpertmişti. İnsanlığın tarihine bakın. Gerçekleri söyleyenlerin nasıl muamele gördüklerine bakın. Nasıl öldüklerini araştırın. Peygamberler ve Evliyalar tarihten bir yaprak değil de şu an karşımızda kanlı canlı olsalardı nasıl davaranırdık acaba? Hep diyorum ya "hayalinden daha güzel bir gerçek tanımadım" diye... İnsanoğlunun yapısı gereği 5 duyusu ile görmediği şeye karşı olan hayranlığı ve atfettiği yücelik...Gerçekten merak konusu şimdi olduğumuz yerden büyük saygı ve büyüklük atfettiğimiz insanlarla aynı anda yaşasaydık nasıl davranırdık? Onlar yaşarken onlara nasıl davranılmış? Gerçek denilen şey ne kadar acı ki insanlar kabul etmiyor. Onu söyleyenleri yok sayıyorlar. Benim nasıl film izlediğimi eski film yorumlarıma bakarsanız bir nebze olsun anlarsınız. Filmin ne anlattığı çok da önemli değildir esasında benim için. Bu seri filmde vurgulanan "gerçeği söyleyen kurtarıcının", "seçilmiş kişinin" -artık her ne derseniz- nasıl da nankörce reddedildiğini izledim. Buna önem verdim. Bunun acısını hissetmeye çalıştım. Her neyse. Konu bu değil aslında...


3. bölüm diğer 2 bölüme göre zayıf kalmış. Ölüm sahneleri iyi tasarlanmıştı. Ama ilk kaza sahnesi 2. bölümdeki harika otoban sahnesine kıyasla oldukça sönük kalmış. Bunu bir düşüş olarak yorumlayabiliriz belki. Filmden aklıma kazıdığım bir diyalog vardı.

"Sen benim arkadaşımın sevgilisi olmasan seninle görüşmezdim"
Bu cümlenin benzerini ben de sarfetmiştim. Bu hayatta kaderin karşıma çıkarttığı ve bir şekilde birlikte yaşamak zorunda bıraktığı insanlardan bir çoklarına bunu söyleyebilirim aslında. onlarla ilişki kurmam ve iletişimde bulunmam sahtekarca bir şey değil. Sadece mecburiyetin verdiği bir kabul ediş.

Son Durak 3'te diğer 2 bölüme kıyasla daha az bir şaşkınlıkla ve metanetle karşılama vardı sanki bu fantastik durumu. Sanırım senarist sürekli aynı şaşkınlığı yaşatmayı kendince pek inandırıcı bulmadı. Bu da ilginç aslında. Sonuçta eğlendirici bir film olmasına rağmen seriyi komple düşündüğümde en zayıf halka olarak değerlendiriyor ve 6/10 veriyorum.
10/4/2007

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder