5 Eylül 2010 Pazar

Gerginsem...

İnsanlar garip varlıklar. Bazen kendilerini müthiş önemsiyorlar... Bazen de kendilerini tamamen yok ediyorlar. Aslında bunları ben de yaparım. Ama yeri ve zamanında göre.Sanırım asıl mesele insanların bu yer-zaman olayını tutturamaması.

Ben tabiatım gereği insanlara çok samimi davranırım. Ama ne hikmetse insanlar bunu görünce kendisini vazgeçilmez falan sanıyor. Benim üstümde hakları olduğunu düşünüyorlar. Benim ne düşündüğümü ne istediğimi bildiklerini iddia ediyorlar.Tabi sonunda hayal kırıklığına uğruyorlar.

Kızgın, gergin olduğum anlarda benim gerçek meşrebim ortaya çıkar.Herkeste olduğu gibi... Böyle anlarda karşımda kim olursa olsun tanımam ve tüm o gerginliğimle cevabını veririm.Bazen bunu o insanı kayda değer bulduğumdan yaparım bazen de sırf gerginliğimin hakkını vermek için. Hakaret etmediğim sürece vicdanımda bir acı duymam.

Gergin olduğum dönemlerde hoşgörüyü bir kenara bırakırım. İnsanlarla bir olumsuz enerji alış-verişine girmek, kayda değmez insanları hayatımdan ayıklamak için fırsattır bu zamanlar. Gergin olmadığım zamanlarda umursamam. Gerginsem umursar ve hakkını veririm karşımdakinin. Bunu bir sarhoş edasında değil, aklım başımda ve ne yaptığımı bilir bir şekilde yaparım.

Beni tanıyanlar bilir ki ben hayatımdan insanları kolay çıkartırım kolay dahil ederim. Benim yöntemim açıktır. Karşımdaki tanımadığım insana limitsiz bir kredi veririm.Ona samimi davranırım. Ama insanlar bu verdikleri cevaplarla ve tavırlarıyla, ses tonlarıyla yavaş yavaş bu krediyi tüketirler.

Tersi durumlarda, yani beni hayatında görmek istemeyenler olduğunda (ki bu tek tüktür :D) bir daha asla geriye bakmam, üzülmem. Bunu üniversiteyken çözdüm kafamda. En ufak bir burukluk hissetmem. Gidene asla kal demem.

Bunların hepsi benim hayat algımla alakalı. Kadere ve ölüme inanmamla alakalı.

"Ölüme de inanalır mı?Zaten o mutlak gerçek "

demeyin. Bence insanların çoğu öleceğine inanmıyor. Ciddi ciddi bunu düşünüyorum. Ölüm gibi bir şey varken bunlar olabiliyorsa, ben başka bir açıklama yapamıyorum...
9/2/2007

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder