5 Eylül 2010 Pazar

Hayaller

"Bütün mutlulukların doğası olumlu değil olumsuzdur.Bu nedenle mutluluk sürüp giden bir doyum, doyum hazzı olamaz.Tersine o bizi yalnızca bir takım acılardan ve isteklerden kurtarır.Bunları yeni bir acının, bıkkınlığın, boş bir özlemini sıkıntının izlemesi zorunludur.

Edebiyatta ve sanatta anlatılan hikayelere ve masallara bakınız. Binbir zorlukla elde edilen mutluluk sonucunda perdeler çabucak indirilir.Çünkü kahramanın mutluluğu bulmayı amaçladığı ışıltılı gösteri sonunda elde edilen şey, elde edilmezden öncekine göre daha az iyi ve güzeldir."
Arthur Schopenhauer - İstenç ve Tasarım Olarak Dünya

Hani hep diyorum ya "hayalinden daha güzel bir gerçek tanımadım" diye.İşte bundan bahsediyor. Elde etmeyi ümit ettiğimiz şeyler bize hep çok güzel görünür. Elde etmeyi isteyip istemediğimize karar vermemişsek ise daha fazla büyür gözümüzde.Çünkü "gizem" sihirli bir kelimedir. Bilinmezin cazibesi gerçeğin soğukluluğunu ezer. İnsanların ellerindekinin kıymetini bilmemesi ve zaman zaman ellerindekinden daha kötü durumları (farkında olmadan) özlemesi bundandır. Bize çocukluğumuzdan beri anlatılan masallarda son hep "sonsuza kadar mutlu yaşadılar" şeklinde oldu. İster istemez bizde böyle bir bilinç ve beklenti oluştu. Hele kadınlar... Ben Donanımhaberde zamanında bir konu da açmıştım. Bir mercimek çorbası resmi koyup "bu, mutlu olamınıza yetmiyorsa hiç bir şey yetmez" dedim. Ellerimizde olan şeyler gerçekten kötü de olabilir. Zor ve katlanılmaz bir hayat da yaşıyor olabiliriz. Bazımız sürekli böylesi bir yaşam içindeyken, bazımız böyle dönemler yaşadı. Ama her zaman yapılması gereken ve üzerinde değişim yaratabileceğimiz şeyler elimizdeki şeyler oldu. Sürekli olarak daha iyisini istemektense, elimizdekileri daha iyi, yaşanır hale sokmak ve en önemlisi estetize etmek zorundayız.

Yukardaki alıntının ilk pragrafında kast edilen karamsar bir düşünce aslında. Aslında mutluluk denilen şeyin sadece yaşanan acılardan anlık kurtulma olduğunu söylüyor.Ben bunu biraz daha çeşitlendirmek istiyorum. Çünkü bu hayatta yaşanan duygular sadece acı-mutluluk gibi kesin çizgilerle ayrılmış değil. Milyonlarca duygu var. Bu açıdan baktığımızda sadece belli duyguları yaşamayı ümit etmeyi bırakmalı ve her duyguya hakettiği değeri vermeliyiz bence.6/2/2007

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder