5 Eylül 2010 Pazar

Hayata âtfen...

Geçenlerde memlekete gittim.Eski odama yerleştim.Gece saat 1 gibi balkona çıktım.Gökyüzüne baktım.Hizalı şekilde dizilmiş 3 yıldızı aradım.O anda 2 yıl öncesine gittim.O zamanlar yaşadıklarımı ve hissettiklerimi düşündüm.Yaşarken acı olan şeyleri.Benim kalbimi sızlatan kafamı duvarlara vurma isteği uyandıran hislere ve düşüncelere geri döndüm.Ve biliyor musnuz? O anlarımı özlediğimi farkettim.Ama bunun hiç bir açıklaması olamazdı.Nasıl oluyor???Nasıl???Yaşanmış güzel günler şimdi gözyaşına neden olurken, yaşanmış acılar bugün kendisini özletebiliyor?Hislerinde ötesinde bir şeyler....Hisler...Hep diyorum ya hisler önemlidir diye...Aslında hislerin de ötesinde bir hayat var...Bir türlü algılayamadığımız ama bizi yönlendiren ve hissettiren.SAnırım Necip FAzıl'ın "yaradanıyla gerçek olan hayat" dediği şey...

Yaşanan ânlardan kayda değer olanlara dikkat etmek lazım.Hakettikleri değeri vermek lazım.Acı da olsa kayda değerse o ân, yüceltmek lazım."Evet" demek lazım o ân...."Evet" ..."Ben varım.Ve yaşıyorum.Göstere göstere yaşıyorum acımı...Al sana hayat!"

İnanmayın size öğretilenlere.Dayatılanlara.Hayat denilen şey bu kadar basit değil.Yaşamak bu kadar kolay değil.Çiçeklere böceklere güneşe aya methiyeler düzmek değil...Bir şey var...Bir şey...İçimizde...Onu aramak lazım...Ona değer vermek lazım...Onun dışında hiç bir tutanak, dayanak aramamak lazım...

Eğer ben 2 yıl önce beni ağlatan ızdıraba boğan bir ânâ, 2 yıl sonra methiyeler düzüyorsam bir durup düşünmek lazım.Ben ne istiyorum gerçekte?Bunca el ettiklerine rağmen tatmin olmayan insanlar ne istiyor;?

Bir hayat yaratılmış...Ve ben bu hayatı anlamak istiyorum...Ona bir kişilik atfediyorum.Ona kendi içimde çözemediğim bir şey olarak bakıyorum...Ben buradaydım...Yaşadım...Selam olsun...
29/12/2006

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder