5 Eylül 2010 Pazar

Hayata Dair Notlar

Burda farklı başlığı ile verilen cevaplar olması gereken ve verilmesi gererken mutlak doğru cevaplar olarak değil sadece farklı çalışan bir beynin olağanın dışında cevaplarına örnek olarak verilmiştir.Her insan kendi beynini özgürleştirebildiği ölçüde sıradanlıktan uzak cevaplar verebilir.Ha şimdi birisi çıkar da olağan dışına örnek olduğuna kim karar verecek derse ona cevabım "ben" olacaktır.Burdaki "ben" Strange_Passenger değil herkesin bi zatihi kendisidir.Yani ben olağandışı diyorum.Sen buna katılmıyorsan kendi algına göre olağandışı olan bir cevap üretebilir ve kendine sunabilirsin.Esas olan doğru-yanlış değil kendi beyninle algılayabildiğinin ölçüsünde cevap verebilmendir...Tabi ondan önce asıl önemli olan soru sorabilmen ve soulmuş soruları önemsemendir.Eğer soru yoksa cevap da yoktur.Eğer hayatında bu soruları hiç sormamışsan ve cevaplar aramamışsan sadece varolabilmek için varolan bir şeyi yoketmek amacıyla burda verilen cevapları (hiç bir cevap vermeden) eleştireceksen hemen sağ köşedeki "çarpı" tuşuna basıp başka kapatabilirsin.


Yaşamda en hissedilmesi gereken duygu nedir?

Olası cevaplar:
Herkes mutlaka aşkı hissetmelidir.Aşk bize verilmiş en güzel duygudur.
Anne şefkati veya annelik duygusu....
Farklı düşünen beynin cevabı:
HEr insan kendine has bir yaşama sahiptir.Her ne kadar dış görünüşte bir birine denk yaşamlar gibi görünse de esasta herkes farklı bir yaşama sahiptir.O yüzden herkesin hissedilmesi gerekn duygusu farklıdır...Çok duygusal biri için bu soruya cevap daha muızır bir duygu olabilecekken, umarsız biri için oldukça hassas ve belki de kalp kırıcı bir duygu "en hissedilmesi gereken " duygu olabilir.

Yaşamda en güzel olan şey nedir?

Bu soruya sıradan bir insan : Güneşin doğuşunu sevdiğin insanla birlikte izlemek, bir sabah kalktığında eşinin gülümsemesini ilk olarak görmek ve huzuru hissetmek türünden tırıvırı (çoğu kez filmlerden ve kitaplardan esinlenilmiş, yaşansa bile bir başkasının hayatından ödünç olarak alınmış...) cevaplar verilebilir...
Biraz kurnaz olan ve bir önceki sorudaki cevabı okuyan biri ise "en güzelin" herkes için farklı olacağından dem vurararak güzelin çeşitli olabileeği hikayesini anlatır...
Ama farklı bir beyin tüm bu kalıpların dışına çıkar ve "en güzel olan O'dur" der.Herşeyi yaratan mutlak güzel O'dur!Hayatta güzel olan ne varsa onun güzelliğininin yansımasıdır...


Biz arayüz bir yaşam mı yaşıyoruz?Aslında arka planda çok farklı şeyler mi var?

Normal bir insan bu soruyu kaale bile almayacağı için ona uygun bir cevap yazamayacağım....
Eğer bu doğruysa ve hayat sadece görünen ve yaşadıklarımızın ötesinde bir şeylere sahipse...Bizim anlayamayacağımız ve asla çözemeyeceğimiz... o halde bunun bizim için ne anlamı olur ki?Benim beynmimle anlayamayacağım bir şeylerin üzerimde etkisi varsa ben neden bu görünen arayüzde yaşamaya ve ona odaklanmaya devam etmeyeyim ki???Zaten anlayamayacağım....
(Mesala burda verilen cevap görünenin ötesini aramayan birine uygun verilmiş bir cevaptır.Ama beyni özgür olan birisi iyi bilir ki asıl çözülmesi gerek şey bu görünen dünyanın ötesindedir...ama basit beyinlere "bunu asla anlayamayacağını" söylersen bir anda hırçınlaşabilirler ve kin dolabilirler...O yüzden böyle bir cevap onlara uygundur...Yani kendine verdiğin cevap farklı,insanlara söylediğin cevap farklı olablir...Bu samimiyetsizlik değil sadece "kişiye uygun" cevaptır.)

Yukarda yazdıklarımı düşünmeme sebep bir sivrisinektir...Dün gece 2de beni uyandırdı ve uykum kaçtı..Yatakta uymaya çalışırken "An" kavramı üzerinde düşünürken kendimi buldum...DAha sonra beynim o kadar duru bir halde idi ki o anı kullanmaya karar verdim ve düşünmeye devam ettim.Ve de yukardaki fikirleri düşündüm...

Kalıpların dışına çıkab,lmek çoğu kez zordur....Her insan faklı olduğu için;ama yaşadığı günlük hayatı düşündüğümüz de tamamen sıradan olduğunu gördüğü için büyük bir çıkmazın, çelişkinin içindedir.Kendisinin farklı old yönünde sürekli bir onay bekler.

Farıklılık yaşayışta değil,düşüncede olmalı...DAha da ötesi hissedişte olmalı...Yağmuru güzelliğini izlerken duygulanan bir insan neden o duygulara kapılır? Filmlerde kitaplarda en romantik sahneler yağmur altında geçtiğinden midir?Yoksa o yağmurda görünen bir "mutlak" güzellik mi vardır?
Şunu iyi anlayın.Ben de filmlerden ve etraftan gördüğüm şekilde yaşıyorum.Yağmuru izlereken kendimi bir anda Friends dizisinde Rachel karakterini cam knarında yağmuru zleyip ağladığı sahnede kendimi onun yerine koyarken buluyorum ve duygusallaşıyorum...Ama ben bir hissi yaşarken altta çalışan kodları okuyabiliyorum.SAdece arayüze takılmıyorum... Bal kavanozunu dışardan yalamıyorum.Ben sevmeyi ve hissetmeyi iyi biliyorum..Bu yüzden o kutsalıma haketmeyen kimseye dokundurmuyorum...

Bu konuya başlık olarak çok şeyler düşündüm;"yaşamdaki farklılık,"farklı düşünebilmek","arayüz yaşamlar","sıradan düşünce " vs... Ama en uygunu bir sivri sinek olamalıydı....Bu bir sihir...Ufacık bir şeyin içimizdeki fırtınaları tetikleyebileceğine dair bir kanıt...Önemli-önemsiz diye yaptığımız ayırımları tekrar düşünmemizi hatırlatan bir kanıt...Bir sivrisinek ve hayata dair notlar...
Al sana hayat!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder