10 Eylül 2010 Cuma

Hiçbir Şey Bilmiyorum

Özlemeye değer bir şey yok muydu? Yaşadığım hayat çok mu güzeldi? Neydi ufuktaki? Neydi ulaşılmayan? Neydi hissedilemeyen? Tanrı dedim belki de... Tanımadan, anlamadan "sevdim" dedim. Yaşadıklarımdan anlamsızlıklardan bir kaçış mıydı? Bilinmeyenin cazibesi miydi? Neydi "Allah" dediğimde beni rahatlatan? Bir kelimeden öteydi ama neydi? Bir duygudan öteydi ama neydi? Cezalandırmayı seven despot bir şey olmadığını anladık ama... Ne olmadığına dair bu insanlardan çok şey öğrendim belki de. Yine aynı şekilde diğerlerine de ben öğrettim. Özel değildim çünkü. Özel olup olmamayı umursamamı sağlayan yaratıcı kimdi? Neden bütün bu cümbüşü kurup gizlenmişti? Güzeldi O'nunla ilgili her şey tamam. Ama anlaşılmayan ya da anlamsız dediğim bu hayat kadar mı güzeldi. Bundan daha fazla galiba... Bir anlam vardı O'nunla ilgili her histe. Bir taraftan vazgeçiş diğer taraftan bir vazgeçmeyiş... Hep zıtların esaretinde yaşadım bu hayatı.her duygu iki yönlüydü. Belki daha fazla...Bana hiç bir şey sormayacağını düşündüm O'nun. Öldükten sonra hep bana bir şeyler açıklanacak diye hayal ettim. Ya da bir yokoluşu düşledim. Varsa bende olan güzel bir şey zaten O'ndandır ve O'na dönecektir. Geriye kalanlar anlamsızsa yokolmasında ne sakınca olabilr ki? Benim kadere dair bir lafım yoktu.Ağladığım her anda "her şey güzel" dedim.Ve güzeldi de...

Şu an o kadar anlamsızım ki...Kendimleyim çünkü...Yarın kalkıp işe gitmek çok zor geliyor.Sadece burda durayım istiyorum.

Her şey bitecek...


Her şey bitecek...


Her şey bitecek... 2/3/2009

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder