10 Eylül 2010 Cuma

Hissettiklerim

Bir acayibim bugün. Sebebini biliyorum aslında ama insan ille de etki edebileceği ve anlamlandırabileceği bir şeylere yormaya çalışıyor. Kendimi daha anlamlı hissetmek istiyorum galiba. Bu varlığınmın neden varolduğunu asla anlayamayacağım. Yarın yola çıkacağım. Tüm bulaşıklarımı yıkadım. Bilgisayarımdaki klasörleri düzenledim. Daha önce ziyaret ettiğim siteleri sildim. Bunları yaptım çünkü buraya geri gelmeyeceğimi hayal ettim. İz bırakmamak istedim. Öleceğimi düşündüm. Bunu istedim. Dün gece ve sabah defalarca bu hayatın güzel olduğunu ve Allah'ı sevdiğimi düşündüm. Yaşadığım hayat belki bu hislerimi bu düşüncelerimi yalanlıyordur. Bunu bilemiyorum. Ama yarın varolmama düşüncesi bana öyle güzel görünüyor ki... Nereye gideceğim, ne olacağım hakkında en ufak bir fikrim yok. Hakkında fikir sahibi olduğum tek şey Güzel dediğim ve güzel hissettiğim anlarda bile bu bedenden ve bu hayattan çıkıp gitmek istiyorum. Bu irademin yok olup olmaması bile umurumda olmuyor. Varolduğuna yürekten inandığım Allah'ın bana yazdığı muhteşem kaderin son bulmasını ümit ediyor, yapımda ve yayında emeği geçen herkese teşekkür edip hiç varolmamışcasına yok olmak istiyorum. Şu an hissettiğim his beni bu hayatın güzel olduğuna inandıran tek his. Ve bu hissi ne zaman hissetsem bu histe yalnız olmadığımı hissediyorum. Ortak bir acının-güzelliğin-varoluşun parçası gibi görüyorum kendimi. Düşününce-okuyunca o kadar çok anlam var ki bu hayatta... O kadar çok mesaj... O kadar çok varoluş... Ne istediğimi bilmiyorum. İstemeyi bilmiyorum. Yıllar var ki Allah'a bu hayattan ötürü teşekkür etmekten ve bu hayatı yaşatanlardan ayırmamasını dilemekten başka bir dua etmiyorum. Edemiyorum... Bugün deri bir koltuk takımı gördüm. Onu almayı istedim. Evimde olduğunu düşledim. Hemen değil ama... Bir kaç yıl sonra... İşin ilginci hayalimde o koltuk takımının olduğu odada yalnızdım. Yapa yalnız... Sadece zaman zaman baş köşede O'nun oturduğunu ama O'nun da gelip gittiğini düşledim. Bu şekilde yaşamaktan ötürü Allah'ıma minnettarım. Nankörlük etmedim hiç. Şu an odada yalnız olmadığımı hissediyorum. Peygamberi düşünüyorum ölüm ne zaman aklıma gelse. Çok zaman önce duyduğum Peygamberimizin son konuşması kafamda dolaşıyor...Allah Ölüm ile yaşamak arasında tercih yapmasını istemiş ve O da ölümü seçmiş. Nasıl algılayamazlar mesajı... Nasıl isteyeyim bir şeyler... Bu beden, bu mantık sınırları içinde bu insanlarla yaşamaya devam etmeye mecbur olduktan sonra ne isteyebilirim ki? Bu cümbüşün bir an önce bitmesini hayal etmekten başka ne yapabilirim... Bu varoluş içinde şu an hissettiklerimle günlük hayatı yaşayamayacağımı bile bile ne isteyebilirim ki...Ruhumun ve gönlümün güzelliği karşısında benim hangi isteğim hangi hayalim anlam taşır ki? Bir yandan lanet ederken tüm anlamsız yaşamlara nasıl isteyebilirim bunlara anlam katacak bir şey... 26/9/2008

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder