10 Eylül 2010 Cuma

Kös kös otur Hindi gibi düşün...

Bir süredir bir şeyler düşünmek ve yazmak için istek duymuyorum. Bunları anlatacak birilerinin olmamasından mıdır yoksa her bir cümlemle hayatı kendimce anlamlandırsam da bir yere ulaşamadığımı hissettiğimden midir bilinmez düşünmemeyi seçiyorum. Hoş gerçi bunu seçebilmek büyük bir lütuf olmalı… “Bu hayatın boş olduğunu anladığım kadar doluyum” diye bir cümle kurdum yine geçenlerde. Aynı “özgürlük – kader- yaşadığımızı kabullenme” ekseninde formülüze ettiğim ve keşfedince kendi kendime “vay be ben neymişim be abi” dediğim “olduğum yerde olmayı istemeyi dilerdim” cümlesi gibi… Bunu anlayacak kimse yok. Anlatmaya değer kimse de yok. İçin için bunları farketsem de vazgeçemiyorum işte. Tüm bu çıkarımlarım benim bu hayatı nasıl yaşamam gerektiği konusunda ikna etmiyor. Hep aynı yere varıyor. Zor ve acı bir hayat ve yapacak bir şeyim yok. Ağlamaktan ve titremekten başka… Bu ikisini yaptığım zaman gerçekten kayda değer bir an yaşadığımı düşünüyorum ve rahatlıyorum. Kimseye bir şey anlatamaya gerek yok. Denemeye bile değmez. Arkadaşa anlattım anlattım anlattım… Sonunda dedim ki “bunları senin için anlatmıyorum. Anlatmaya ihtiyacım var. Kelimelere dökmem lazım.” Bunu bazen bu şekilde yapıyorum bazen 1 saat boyunca futbol sahasının etrafında dönerek ve kendi kendime konuşarak. Alt bilinç-üst bilinç arasında geçen bir diyalog gibi... Neyi çözeceğimi bilmiyorum. Bu hayata dair yaşadıklarıma baktığımda bir sorun görmüyorum. Zaman zaman duruyorum ve farkediyorum ki ufak tefek o kadar komik şeyleri kafaya takmışım ki “ne kadar da gamsız adammışım ki varolan gerginlik ihtiyacımı bu tür şeylerle telafi ediyorum” diyorum kendimce… Tamam, anladım burada çözülecek bir şey yok ama anlamlı kılacak da bir şeyler olmalı. Bitmeyecek ve sonsuza uzananacak bir şey… Daha da önemlisi benim bilincimle birlikte sonsuza uzanacak bir şey… Meselemiz yok olma korkumuz ya… Ondan bahsediyorum. Bu kadar karmaşık bir hayatı bu kadar basit yaşamak bana komik geliyor. Ama nasıl yaşanabiliri de çözemiyorum işte. Bütün bunları düşünebiliyor olmak beni kesmiyor.



Güzelliği seziyorum çamurun içinde yaşıyorum. Al sana HAYAT!. 9/10/2007

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder