10 Eylül 2010 Cuma

Léon (1994)



Sıradan bir insan portresi çizilen bir kiralık katil… Esasında sıradan-sıradışı ayırımı herkesin kendi kafasında oluşturduğu ve farklı farklı yorumlanabilecek bir şey değil mi? Leon bir kiralık katil… Ne kadar kabul edersiniz ya da ne kadar etmezsiniz bilmem ama bir insan. Kendine has gerekçeleri olan ve bazı insanları domuzdan daha aşağıda gören… Romantik bir müzikali etrafına bakarak ve kendisi kadar zevk alınıp alınmadığını sorgulayarak izleyen… Bu hayatta kötü-acı olarak yorumlanabilecek tüm davranışların bu davranışları sergileyenler açısından haklı birer gerekçeleri olduğunu gösteriyor esasında. Ve Mathilda… Leon’la aynılar aslında. Bu hayatta tutunacak bir dalı olarak gördüğü kardeşini tanımlama biçimine bakın… “O hiç ağlamazdı. Sadece yanıma gelir ve bana sarılırdı.” Paylaşım… Leon’un kiralık katil olduğunu anlayan Mathilda’nın bunu sıra dışı görmemesi sonucu Leon’un yaşadığı paylaşım… Olduğu gibi kabul edilme… Herkes bunu istiyor… Film garip bir atmosfere sahip... Kötü adamın dibine kadar kötü olduğu, bununla birlikte olduğu kişi olduğundan bir şekilde haklı olan… Filmdeki diyaloglar harikaydı. Herkes aklından geçeni olduğu gibi söylüyordu. Maskeler bir yana bırakılmış gibiydi. Kendi hayatımda bunu uygulamaya çalışıyorum. Ne kadar dürüst ve net olursam o kadar karşılık alacağımı düşünüyorum. Tabi bu her zaman böyle olmuyor. Yine de problem değil. Bu hayattaki aksaklıkları kendi yaşamımdaki sorunlara gerekçe olarak göstermekten vazgeçeli uzun zaman oldu. Natalie Portman , Jean Reno ve Gary Oldman’ın oyunculukları muhteşemdi. Özellikle Gary Oldman ve Natalie Portman bence oynanabilecek en iyi şekilde oynamışlar karakterlerini.
17/7/2007

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder