5 Eylül 2010 Pazar

Match Point (2005)

UP Resim

IMDB» Match Point (2005)

Genre: Crime / Drama / Romance
Tagline: Passion Temptation Obsession
Plot Outline: At a turning point in his life, a former tennis pro falls for a femme-fatal type who happens to be dating his friend and soon-to-be brother-in-law.
User Rating: 7.8/10 (23,508 votes)
Runtime: 124 min / Finland:126 min (theatrical version)
Awards: Nominated for Oscar. Another 5 wins & 9 nominations
Cast (first 5): UP Resim, Jonathan Rhys Meyers, Alexander Armstrong, Paul Kaye, Matthew Goode

IMDB: http://imdb.com/title/tt0416320/

Beyazperde Linki.



UP Resim
İzlemeyenler okumasın.
Chris ilk başlarda bana oldukça tutarlı ve duruşunu ortaya koymaktan çekinmeyen biri olarak göründü.Aslında filmin sonuna yaklaşıncaya kadar Nola hariç tüm karakterler kendi içinde tutarlı ve açık olarak görünüyordu.Sadece Nola muamma göründü bana.Gerçekten bir servet avcısı mı yoksa sadece tutkularının peşinde koşan ve gerçekten ne istediğini bilmeyen kendini aşık olduğuna inandıran bir tip mi çözemedim.Filmin bir yerinde Nola, Chris ile cafede konuşurken "erkekler bende özel bir şeyler olduğunu düşünür" demesi kadın erkek işilkilerinde kadının çok güzel,seksi vs olması ile erkeği fiziksel ve şehvet anlamında etkilemesinin ötesinde,erkeklerin başka bir şeyler umut ettiklerini anlattı bana.

Her ne kadar Woody allen filmi olsa da klişe öğeler yok değildi.Mesela Evi terkeden bir babaya sahip,oyuncu olmak için kasabasını terkedip bir daha oraya dönememeye yemin etmiş Nola...Belki de yönetmen bu alt metinle Nola'ya "bir kader kurbanı olarak" film boyunca acımamızı istemiş olabilir.
Nola'nın hamile kaldıktan sonraki halleri filmin başında çizdiği "istediğimi elde ederim" havasına yakışmadı.Aciz ve mızmız bir haldeydi.Filmin Nola'nın ilk nişanlısından ayrılıncaya kadar olanki bölümünü izledikten sonra bana Nola'nın filmin ilerleyen blümlerinde anlatıldığı gibi evli bir adamdan hamile kalması durumunda ne yapacağını sorsalar, cevap olarako adama durumu anlatıp , adamda umut görmemsi durumunda sessizce çekip gideceğini söylerdim.Bana ilk başlarda güçlü bir insan izlenimi verdi çünkü Nola.

Filmde yaratılan atmosfer ve sahne geçişleri alışılmışın dışında tarzı olan bir yönetmenin varlığını işaret ediyordu.Oyunculuklar konusunda methiyeler düzemeyeceğim.Vasattı bence.
Filmin başında Dostoyevski okuması ve filmin sonunda Dostoyevski'nin en bilinen eseri Suç ve Ceza'daki Rasvolnikov'un işlediğine benzer bir cinayet işlenmesi bence çok güzel bir atıftı.Her ne kadar Chris'in yaşadığı suçluluk duygusu Suç ve Ceza'da Rasvalnikov'un çektiği ruh ızdırabı kadar güzel anlatılmasa da ...Dostoyevski bir insanın ruh halini anlatmada bence bir numaralı yazar.
Son olarak yüzüğün ırmağa düşmemesi katil açısından kötü olarak görünürken bir anda onu kurtaran şey olarak karşımıza çıkması, bu hayatta bizim için iyi olanı bilmemizin mümkün olmadığını göstermesi açısından ve senaryoya yeni ölen bir eroinmanın üstünden çıkması tazrzında küçük bir hikayecik eklenmesi katılması suretiyle süpriz son yaratması açısından güzeldi.

Filmi genel olarak beğendim...10/8

---------------------------------------------------------------

"Uninvited" eşliğinde filmden sahnleler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder