10 Eylül 2010 Cuma

Özgürlük

Seçenekler insanı güçlü kılar diye bir yazı yazmıştım. Şimdi düşünüyorum da seçenek dediklerimiz bizi esir ediyor. Özgürlük beyinde. Gerçek özgürlük olduğun yerde olmayı isteyebilmektir. Bir yandan düşünüyorum ve milyarlarca insandan birisi olarak ne tarih sayfasında ne şu an yaşanan hayatta çok da kayda değer olmadığımı ve olmasam da bir şey değişmeyeceğini anlıyorum. Ama diğer yandan çok özel olduğumu, farklı olduğumu, bu hayata dair konularda diğer insanların pek çoğunun anlamadığı bir şeyleri anladığımı, anlamasam da hissettiğimi düşünüyorum. Beni sıradanlıktan kurtaran, kendimi mesleğimle, günlük yaşamımdaki ilişklerimle ve yaşayışımla değil o belki de anlamadığım ama hissettiğim şeylerle tanımlamam. İnsanlara karşı bir yandan kızmam bir yandan da hoş görmemin sebebi de bu his. İnsanlar kendilerini günlük hayat yaşantıları ile tanımladıkça ve ezildikçe ben onlara burun kıvırıyorum. “Madem öleceğim kasmaya gerek yok” diyen bir ünlü vardı geçenlerde. Tabuları yıkmak sergüzeşt yaşamak, ahlak ve değerleri yok saymak… Bütün bunlar insanların kendilerini günlük hayatın yaşantıları ile tanımlamasının ve bunun ötesinde ne olabilir ki? Sorusunu sormamalarından kaynaklanıyor. Belki de soruyorlardır. Mutlu mu olmak istiyorsun? O halde ol. Ama acaba bu hayat mutlu olmaktan mı ibaret? Hoş gerçi. Mutlu olmak için çırpınan ve ellerine yüzlerine bulaştıran bunca insana “mutluluk değildir bizi var eden” demenin de pek bir anlamı yok galiba.28/9/2007

Sadece diğer insanlar gibi olmadıklarını düşündükleri zaman mutlu olduğunu zanneden insanlar…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder