5 Eylül 2010 Pazar

Perfume: The Story of a Murderer (2006)


IMDB
» Perfume: The Story of a Murderer (2006)
Directed by: Tom Tykwer
Genre: Crime,Drama,Thriller
Tagline: He lived to find beauty. He killed to possess it.
Plot Outline: Jean-Baptiste Grenouille, born with a superior olfactory sense, creates the world's finest perfume. His work, however, takes a dark turn as he searches for the ultimate scent.
User Rating: 7.4/10 (9,348 votes)
Runtime: 147 min
Awards: 3 wins & 1 nomination
Cast (first 5): Ben Whishaw, Francesc Albiol, Gonzalo Cunill, Roger Salvany, Andrés Herrera

IMDB: http://imdb.com/title/tt0396171/



Az önce sinemadan çıktım.

Film muhteşem bir masalsı anlatıma sahip.8,5/10 verdiğimi belirterek başlıyorum yorumuma. Filmin en başından en sonunda kadar yaratılan o masalsı hava, senaryo, görüntü, müzikler ve abartısız oyunculukları ile devam ediyor. Bu film harika bir senaryoya ve yönetmene sahip. Eğer abartılı bir oyunculuk gösterisi olsaydı bunlara zarar verebilirdi diye düşünüyorum.Film oyunculara diğer filmlere kıyasla çok iş bırakmıyor.Ana krakteri oynayan kişi kesinlikle mükemmel bir seçim duruşu, bakışı ve konuşması ile. ..

Filmin ilk başındaki sahneler midemi bulandırdı. Yüzümü ekşiterek izledim ilk yarım saaatini.(Bu arada Batının temizlik denen şeyi Osmanlı'dan öğrendiğini de belirtmeden geçemeyeceğim.) Filmin fantastik olmasını sevdim. Aslında ben klasik bir cinayet filmine gittiğimi düşünüyordum. spoilers.gif
Ufaklık doğduktan sonra yetimhanede çocuğun parmağını tutup koklamasından sonra filmin fantastik olduğunu anladım ve direk fantastik film gözlüklerimi taktım biggrin.gif İğrenç kokuların içinde kendi kokusu olmadan doğan, her değişim sonucunda arkasındaki insanlar büyülü bir şekilde ölen bir insan... Bunlar karakterin yerine oturması açısından çok önemli şeyler. Film boyunca Jean-Baptiste Grenouille çizilen karakterin hiç dışında çıkmadı. Yetimhanedeyken de, tabakhanede çalışırken de amacının dışındaki hiç bir şeyi önemsemedi. Ne dayak, ne acı, ne yoksulluk ne para, ne seks umurunda oldu. Kendince "yok olmayan koku" diyerek aradığı şeydi önemli olan...Jean-Baptiste Grenouille sonsuzu arıyordu bence. Onu güçlü kılan da bu oldu. İşlediği cinayetler bile bu açıdan bakıldığında sanki bir katliam değildi. Filmde çizilen atmosfere uygun bir biçimde diğer insanların algılayamayacağı ( Asla kimseyle paylaşmaya falan çalışmadı Jean-Baptiste Grenouille...Sadece öğrenemek istediği şeyleri sormak dışında. ) bir şeyin peşindeydi. Onun için önemli olan tek şey aradığı o şeydi. Kendince seçtiği varoluş amacını gerçekleştirmenin dışında hiç bir şey görmüyordu gözü. Bir katil de olsa ben buna şapka çıkarırım. Sizi bilmem ama ben kendimi zorlamama rağmen Jean-Baptiste Grenouille'a bir cani gözüyle bakamadım.Spoiler Sonu

Cinayet kavramını bir kenara bırakalım ve Jean-Baptiste Grenouille'n aradığı şeyi cinayet işlemeden bulacağını düşünelim... Ne kadar sıradan hatta ne kadar "gözardı edilebilir" olursa olsun bir insanın (bence) sonsuz arayışının ne kadar fark yaratabildiğini gözler önüne seriyordu bu film. Bu açıdan benim için müthiş çarpıcıydı. Bir insanı değerlendirirken statüsü, görünüşü, bilgisi, kültürü gibi kriterleri silip atan bunların hepsinin de üstüne çıkan bir kriter sundu bize Jean-Baptiste Grenouille... Müthiş bir burnu olmasına rağmen parfüm yapma konusunda hiç bilgisi yoktu. Ne isim ne fomül... Ne insanlarla diyalog kurma yeteneği... Bir bilge de değildi Jean-Baptiste Grenouille... Sadece bir dağa çıkıp kendisini dinleyen ve içinde durduramadığı o şeyi arayan bir insan...


Çok çok güzel bir film... Kesinlikle en beğendiğim filmler arasında olacak.
12/3/2007

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder