10 Eylül 2010 Cuma

Soframda neden havyar yok!

Yaşadığın hayatta neyi ne kadar seçtiğini düşündün mü hiç? Yoksa kader inancın geliştikten sonra hiç bir şeyi seçmediğine mi karar verdin sen de? Ama bu yetmiyor değil mi... Şu an oturup film izleyebilir, oyun oynayabilir, internette takılabilir, TV izleyebilir, birilerine telefon açabilirim... Yapacağım her eylemin farklı olası sonuçları olacaktır. Sanırım bazıları bu olası sonuçlar üzerinden şu anki eylemlerini gerçekleştiriyor, bazıları da sonucu düşünmeden sadece yapmak istediğini yapıyor. Burda kilit olan nokta "yapmak istediği" tanımlaması. Bunu belirleyen kim? Eylemlerin olası sonuçlarını düşünerek yaşam tercihlerini yapan bir insan ile "yapmak istediğini yapan" insan arasında bir fark var mıdır? Fazla derin düşünmeyeince 1.sinin hayatının kontrolünü eline alan, diğerinin ise belki yapacak gücü kendinde bulmadığından, belki komplekslerinden, belki bilmem neden sadece öylesine yaşayan biri olduğu sonucunu çıkartabiliriz. Bizim sorunumuzun bir kaynağı bu sanırım. Farklı boyutlardaki çıkarımları birbirleriyle karıştırıyoruz. Yani üst bir boyutta seçim diye bir şey yok ama yaşanan günlük hayat boyutunda bu var. Seçimlerin seni belirliyor günlük hayatta. Üst boyutta ise bu zaten belirlendi sen sadece yaşatılıyorsun. Üst boyutta düşünüp alt boyuttaki eylemleri anlamlandırmanın bir zararı var mı peki? Eğer ki, günlük hayattaki yetersizliklerimize ürettiğimiz bahane bu üst boyuttan (kader boyutundan belki) bakışın bir sonucu ise bu bence yanlıştır. daha doğrusu anlamsızdır. Yanlış ya da kötü diye bir şey olmadığına karar vermiştik değil mi önceki derslerimizde :p
Bu konuda somut örnek vermek istemiyorum. Çok komik kalacak çünkü. Hem örnek vermezsem ve de kimse anlamazsa sanki büyük laf etmiş gibi olmanın hazzını da yaşayabilirim :D Diyeceğim o ki, yemek yiyin ama sofrada havyar olmamasının sebebini başka bir yerlerde aramayın.
14/12/2008

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder