27 Ağustos 2011 Cumartesi

Değişim, gelişim

Öyle bir değişim geçirdim ki, evleneceğim kişinin hayata dair konuşabileceğim ve fikirlerimi paylaşabileceğim biri olması gerektiğini düşünerek kurduğum hayallere güler oldum. Kendimi öyle göklerde zannediyordum ki, beni anlayabilecek birilerini asla bulamayacağımı düşünerek üzülüyordum. Tek kelime etmek istemiyorum tanıdıklarıma. Sorumluluk duyacağım veya bana karşı sorumluluk hissedenlere karşı.Yalnızca üzerindeki sana yakışmamış, bu saç kesimi sana çok uymuş seviyesinde iletişimlerle yaşamak istiyorum. Hayata dair kurduğum her cümle içimde bir anlamsızlık yaratıyor. O kadar çok şey söylenmiş ki hayata dair yeni bir şeyler eklemenin hiç anlamı yok.Benim düşündüklerimi daha önce düşündüler. Hissettiklerimi daha önce hissettiler.Tarihsel veya şu an yaşanan hayat anlamında herhangi bir yenilik ortaya koymayacağım. Bunu istemiyorum da.Hiç bir umutsuzluğum veya kırgınlığım ne bileyim ya da öfkem yok hayatın geneline dair. Sonsuz değişkenlerin içinde oluşan bu hayat bakışım, hayat algım ya da hayatı sezme biçimim çok az benim elimde.Olduğum gibi olma ve ne geliyorsa onu yaşama sezme dışında çok fazla yapabileceğim bir şey olduğunu düşünmüyorum. Ne kurtarılacak bir insanım ne de birilerini kurtaracak biriyim. Sanırım yaşayan ben ve gözetleyen ben arasında gözetleyen bene odaklandım. Yaşayan beni otomatik pilota alarak gözetleyen benin daha fazla ortaya çıkmasına izin verdim. Sanırım rahatlığım bundan. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder